Sebepsiz zannedilen “uykuda ölümlere” bir sebep bulmuş olabilirim.
İki gündür ne zaman ev havalansın diye penceremi açsam, önce burnuma sonra tüm daireye korkunç bir şekilde kömür kokusu doluyor. Tahammül edilir gibi değil. Dayanılır gibi değil. Hatta kabul edilir gibi bile değil. Pencereden şöyle bir caddeye baktım ; ortalığa çökmüş dumandan geçen araçlar net bir şekilde görünmüyordu. Kendimi avutmak için belki de , “sistir lan” dedim. Sonra kokuyu alınca bu “siktir lan’a” döndü. Bu öyle abarttığımı zannedeceğin türden bir şey değil arkadaş. O koku gitmiyor evden, burnuna peydah oldu mu ağzına bile sıçıyor. Yasaklansın istiyorum kömür sobaları. “Olur mu öyle şey?” diyebilirsin. Olur gayet. Birilerinin kıçı ısınıyor diye onun kıçını ısıttığı kömürü ben solumak zorunda mıyım? Dumansız hava sahası diye götünü yırtan, benim sigarama burnunu sokanlar bir gelsinler bakalım şimdi. Bakın ben ve benim gibi sigara içenler gayet saygılı karşıladık sizin şımarıklıklarınızı. Şimdi de ben istiyorum dumansız hava sahası. Yasaklansın kömür sobaları. Ulan hayatımda kullanmadım ben kömür sobası be. Uykumda başkasının kömür dumanından zeh”e”rlenip gebersem “kalp krizi” derler çıkarlar işin içinden.
Neyse çok çemkirdim.
Taşınayım lan ben.
T.R.